Kullanıcı Adınız:

Şifreniz:

 (Şifre Sor)
Üye Ol

Site

Blog Anketler İstatistikler Üyelik Künye SSS E-mail Linkler

Haberler

Genel Türkiye'den Yurtdışından Siteden Haber Arşivi Eski Haberler

Animeler

İsme Göre Türe Göre Yıla Göre Puana Göre Kategoriye Göre Yeni Yayımlanacaklar

Mangalar

İsme Göre Türe Göre Yıla Göre Puana Göre Yeni Yayımlanacaklar

Yazılar

İncelemeler Röportajlar Detaylı Tanıtımlar Kitap İncelemeleri Etkinlikler Yazışmalar Diğer

Çizim

Julie Dillon'ın Dersleri Patrick Shettlesworth 'ın Dersleri

Kişiler Şirketler

 

Evrensel Bir Siber-Punk Efsanesi : Akira

Yazar: Alpin

Bu yazının kısaltılmış bir versiyonu "Çizgili Hayat Kılavuzu" adlı kitapta yayımlanmıştır

Akira 1982-93 yılları arasında Otomo Katsuhiro tarafından çizilip Young dergisinde yayınlanmış olan yaklaşık 2160 sayfalık bir manga'dır. Hikaye Japonya üzerine patlayan yeni bir tür bombayla başlayan 3. Dünya Savaşı'ndan 38 yıl sonra geçmektedir. Hikayede, Kaneda'nın liderliğini yaptığı motorsiklet çetesinin bir üyesi olan Tetsuo, motorsikletiyle son sürat gitmekteyken bir anda yolda beliren gizemli bir çocuğa çarpar ve büyük bir patlama olur. Çarpışmanın ardından Tetsuo yavaş yavaş insanüstü güçler kazanmaya başlar. Bunun farkına varan ordu, Tetsuo'nun peşine düşer ve büyük bir kovalamaca başlar. Bu kovalamacanın nedeni ise Akira adı verilen, hayal bile edilemeyecek kadar büyük ve kudretli bir güce ulaşmak için ordu tarafından yürütülen gizli bir projedir.

1954 yılında doğmuş olan Otomo, lise yılları boyunca tam bir sinema hayranıydı. Liseden sonra bir mangaka (manga sanatçısı) olmayı kafasına koymuş olan Otomo'nun ilk profesyonel çalışması olan Jyu-sei (A Gun Report) adlı eseri Action dergisinde yayınlandı. 1979 yılında yayınlanmaya başlayan Fireball adlı eseriyle bilim-kurguya ilk adımını attı. 1980 yılında yayınlanmaya başlayan Domu adlı eseri ise en çok satanlar listesinde bir numaraya yerleşti ve Japonya'daki "Science Fiction Grand Prix" ödülünü kazanan ilk manga oldu. Domu'nun ardından çizmeye başladığı Akira adlı eseri ise dünya çapında çok büyük bir ün kazandı. Otomo, Akira'nın manga'sını bitirmesinin ardından zamanla anime sektörüne doğru bir geçiş yaptı. Akira'nın anime versiyonun yönetmenliğini yapmasının yanı sıra Robot Carnival, Roujin Z, Spriggan (bu filminin konusu Türkiye'de geçmektedir) ve Otomo'nun kısa hikayelerinden oluşan Memories gibi birçok anime filminin üzerine çalıştı. Otomo'nun Akira'sı günümüzde eleştirmenlerce bir başyapıt olarak kabul edilmekte ve Blade Runner gibi klasiklerle bir tutulmaktadır.

Akira'nın batı macerası, manga'sının 1988 yılında Marvel tarafından Amerika'da yayınlanmasıyla başladı. 1990-91 yıllarında ünü Avrupa'ya sıçradı ve Fransa, İtalya ve İspanya'da yayınlanmaya başladı. Kısa sürede dünya çapında inanılmaz başarıya ulaştı. Manga'nın başarısında 1988 yılında yapılmış olan anime filminin yapmış olduğu tanıtımın da önemli payı vardır. Film, 1990 yılında İngiltere'de gösterildikten sonra batı medyasının büyük ilgisini çekti, çünkü o güne kadar Disney'in çocuk zekasındaki çizgi filmleriyle büyümüş olan insanlar, Akira'daki yoğun, realist ve kompleks felsefi içeriği gördüklerinde tam anlamıyla hayran kaldılar. Akira'nın ünü kısa sürede geniş çevrelere yayıldı ve insanlar hayran kaldıkları bu filmin manga'sını alıp okumaya başladılar. Manga'yı okudukça daha da büyük hazinelerin farkına vardılar. Bu hayranlık sonucu Japon yapıtlarına karşı duyulan ilgi arttı ve o güne kadar keşfedilememiş olan anime manga dünyasındaki hazineler gün ışığına çıkmaya başladı. Akira artık ortak bir sembol, doğu ile batı arasında bir köprü olmuştu.

Akira batıda ün ve başarı kazanan ilk manga'ydı ama batıda yayınlanan ilk manga değildi. Ondan önce yayınlanan manga'ların çoğu başarısız olmuştu. Az buçuk başarı yakalamış olan bazıları ise batının gözlerini doğuya çevirecek kadar etkili olamamışlardı. Akira'dan önce yayınlanıp fazla başarılı olamayan manga'lardan en önemlisi, bir çocuğun Hiroşima'ya atılan atom bombasından sonraki hayatta kalma mücadelesini anlatan Barefoot Gen (Hadashi no Gen)'di. Amerika'da "Gen Projesi" adlı sivil bir barış grubu tarafından 1980 yılında "Gen of Hiroshima" adıyla yayınlandı. Ardından 1983'de Fransa'da ve 1989'da İngiltere'de yayınlandı ama bütün bu denemeler başarısızlıkla sonuçlandı. Bunun en büyük nedeni bence Gen'in fazlasıyla Japon olmasıydı. Yani, Gen'deki karakterler yeterince evrensel değildi.

Gen'in aksine Akira'da dikkat çeken nokta Akira'nın kahramanlarının evrenselliğiydi. Yani dünyanın her yerinde Kaneda, Tetsuo, Albay gibi insanlar bulabilirsiniz. Ama Barefoot Gen'deki gibi atom bombası mağduru insanları kolay bulamazsınız. Bu nedenle batılılar Gen'i okuduklarında kendilerini onunla özdeşleştiremediler, hayatta kalıp yemek bulabilme mücadelesi ve radyasyondan etkilenişi sırasında Gen'in çektiği acıları anlayamadılar. Halbuki Kaneda ve çetesi gündüzleri okulda gırgır geçiyor, akşamlarıysa motorsikletlerine binip uyuşturucu içtikten sonra onlar için inanılmaz bir eğlence olan çete savaşlarına katılıyorlardı. Bu yönüyle de batı okuyucusu için oldukça çekiciydi, çünkü bu özgür yaşam dünyada birçok insanın "gerçekleşebilecek" bir hayaliydi. Dünyada bir çok insan okul çağlarında kendilerini koruyacak ve hatta ona bir güç kazandıracak bir gruba dahil olmak ve özgürlüğün simgesi olan bir motorsiklete sahip olmak ister. Hatta Kaneda gibi bir çete lideri olup büyük saygınlık kazanmak bir çok kişinin o yaşlardaki rüyasıdır ve bu gerçekleşebilecek bir rüyadır. Sonuçta Akira'da olduğu gibi ortalığı birbirine katan sokak çeteleri sadece geleceğin Japonya'sında yoktur. Bu dünyadaki bütün gelişmiş ülkelerde günlük hayatın bir gerçeğidir. Ayrıca Akira'yı okurken yerine geçmeyi isteyebileceğiniz tek karakter Kaneda değildir. Kişiliğinize göre bir seçim yapıp Tetsuo gibi insanüstü güçlere sahip biri, Albay gibi kudretli bir ordu komutanı, Ryu gibi idealist bir özgürlük savaşçısı ve hatta Nezu gibi güç peşinde koşan bir politikacı olabilirsiniz.

Akira, çizilirken uygulanan sinema teknikleri nedeniyle oldukça görsel bir yapıt. Akira'yı konuşma balonlarında yazanları okumadan, sadece resimlere bakarak da anlayabilirsiniz. Dilden bağımsız bu güçlü ve evrensel anlatımı nedeniyle batı çizgi romanlarından çok daha az yazı içermekte. Bu görsel anlatım manga'nın oldukça kısa sürede okunmasını, aynı zamanda da etkileyici ve çarpıcı olmasını sağlamakta.

Bence Akira'nın batı okuyucusunu etkileyen çok çekici başka bir yanı ise çoğu manga'da bulunan sosyal ve toplumsal değişim. Bugün Örümcek Adam, Kaptan Amerika, Superman gibi bir Amerikan yapıtları incelendiğinde bu yapıtların kahramanlarının her zaman için mevcut yapıyı korumaya çalıştıkları görülür. Kötüler mevcut yapıyı bozmaya çalışırlar ama bu, süper kahramanlar tarafından engellenirler ve sonuçta yapı hiç değişmez. İyi karakterler sabahları evden çıkıp işe giderler, kötülerle savaşıp evlerine dönerler. İyiler hep iyidir, kötülerse hep kötü. Kötü karakterler birkaç istisna dışında savaşı hep kaybederler. Halbuki manga'larda devamlı değişim vardır ve bu değişim fikri artık batı çizgi romanının bu monotonlaşmış yaşamından sıkılan (benim gibi) batı okuyucularına fazlasıyla etkileyici görünmekte. Akira'da daha ilk sayfadaki patlamanın ardından Neo-Tokyo adlı kentin gelecekteki durumu resmedilir. Çoğu karakterin gerçekleştirmek için peşlerinde koştukları amaçları vardır ve savaşı kazananın kim olacağı belli değildir. Savaşı kazananlar geleceğe yön vereceklerdir ama hiçbirşey eskisi gibi olmayacaktır. Albay doğaüstü güçleri kullanarak gücünü arttırmak, Tetsuo kendi imparatorluğunu kurup lider olmak, Ryu politikacıların ve askerlerin çirkin emellerine bir son verip özgürlük getirmek ve Kaneda ise ona başkaldırıp kendi çetesini kuran Tetsuo karşısında gücünü ispatlamak ve ölen arkadaşlarının intikamını almak için savaşmaktadır. Akira'da bir istisna olan Nezu dışında kimse mutlak iyi veya mutlak kötü değildir, herkesin iyi ve kötü yanları vardır. Karakterlerin amaçları da zaman içinde değişebilir. En önemlisi de karakterler zaman zaman iyilik ve kötülük arasında gidip gelirler....

Teknolojik açıdan bakıldığında, bir siber-punk efsanesi olan Akira her ne kadar gelecekte geçse de günümüzden fazla uzakta değildir. Günümüzde halen üzerinde çalışılan ve gerçekleşmesi mümkün olan bazı bilimsel çalışmaların sonuçları Akira'da ilk meyvelerini vermektedir. Mesela, Amerika'nın şu anda üzerinde çalıştığı "Yıldız Savaşları Projesi"nin bir parçası olan ve bir uydudan gönderilecek bir lazer ışınıyla dünyadaki bir hedefi imha etme görevi, Akira'da SOL adı altında ortaya çıkar ve Tetsuo'yu yok etmek için ordu tarafından denenir. Kaneda ise bir lazer tabancası kullanarak Tetsuo'yla savaşır. Bu teknolojik aletler, insanüstü gücüne rağmen Tetsuo'nun vucudunda delikler açıp kolunu kopartacak kadar etkilidirler. Bence, Akira'da anlatılmak istenen noktalardan biri de böyle büyük bir güce ulaşmış olan bilimin iyi olduğu kadar karanlık yönleri de olduğudur. III. Dünya savaşını başlatan patlamaya bilimin kontrolsüz gücü neden olmuş ve Tokyo'yu bir çöplüğe çevirmiştir. Ama bundan ders çıkaramamış olan yöneticiler bu hatalarının cezasını yine milyonlarca kişinin hayatıyla ödeyeceklerdir.

Sonuçta, uygulanan sinema teknikleri sayesinde oldukça görsel bir anlatım kazanan ama bu görselliğinin yanında oldukça da derin felsefi bir içeriğe sahip olan bir yapıt, Akira. Sosyal çöküntünün giderek arttığı, zenginin daha da zenginleşip fakirin daha da fakirleştiği ve de karanlık yönleriyle bilimin gün geçtikçe daha da fazla kontrolden çıktığı günümüzde, batı çizgi romanının monotonlaşmış yaşamından sıkılan okuyuculara sunduğu "değişim felsefesi"yle Akira, ününü gün geçtikçe arttırmakta. Bu popülerite artışının nedeni belki de Akira'nın bir gerçeği sanki gelecekte geçen bir fantazi gibi sunması ve bilinçaltındaki korkularla beslenmesidir. Ama popüleritesinin nedeni ne olursa olsun şu bir gerçek ki Akira, anime ve manga'yı dünyaya tanıtan bir sembol, doğu ile batı arasında bir köprü ve en önemlisi, gerçek bir evrensel yapıt.

Kaynaklar:

1) Rehrl, Taro (1996). "Akira FAQ", http://www.lool.net/Akira/FAQ.html . 2 Ağustos 2001

2) Rehrl, Taro (2000). "AKIRA Home Page", http://www.lool.net/Akira . 2 Ağustos 2001



   

 

Son Girilen Anime Tanıtımları

1. Ikoku Meiro no Croisée
2. Detective Conan Movie 20: The Darkest Nightmare
3. Detective Conan Movie 18: Sniper From Another Dimension
4. Shisha No Teikoku
5. The Tale of the Princess Kaguya
6. La Corda d'Oro Blue Sky (TV)
7. Pretty Guardian Sailor Moon Crystal

Son Girilen Manga Tanıtımları

1. Yume no Shizuku - Ougon no Torikago
2. Tonari no Kaibutsu-kun
3. Lady Victorian
4. Hadashi no Bara wo Fume
5. Anne no Aijou
6. Anne no Seishun
7. Akage no Anne

En Son Yorum Girilmiş Animeler

1. Darker than Black - Ryusei no Gemini
2. Another
3. Slam Dunk
4. Sen to Chihiro no Kamikakushi
5. Code Geass: Lelouch of the Rebellion
6. Hunter × Hunter (2011)
7. Air Gear

En Son Yorum Girilmiş Mangalar

1. Berserk
2. Kaichou Wa Maid-sama!
3. NANA
4. Skip Beat!
5. Death Note
6. Berserk
7. Death Note

 

Copyright © 2000 - 2018 Anime.GEN.TR