Anime Manga Türkiye BLOG » Comiket 79

Anime Manga Türkiye BLOG

26 Ocak 2011

Comiket 79

Kategori: Etkinlikler,Japonya,Manga — Etiketler:, , — Alpin @ 10:57

29-31 Aralık 2010 tarihleri arasında Tokyo’da düzenlenmiş olan, Japonya’daki ve hatta dünyadaki en büyük çizgi roman etkinliği olan Comiket’e bu sene de resmi olarak basın sıfatıyla katıldık. Comiket’in ne olduğunu bilmiyorsanız, buraya tıklayarak 2007′de katılmış olduğumuz 73. Comiket etkinlik raporundan detaylı bilgi edinebilirsiniz. Ayrıca oldukça ilgi uyandırmış olan 75. Comiket ve Türkiye tanıtımına da  buradan ulaşabilirsiniz.

Bu sene girişte ilk dikkatimizi çeken şey, etkinliğin gerçekleştiği Big Sight’ın önündeki meydanında bulunan dev sinevizyon ekranında yayınlanan manga reklamlarıydı. Ekran eskiden beri orada olmasına ve Tokyo Anime Fair’da kullanılmasına rağmen daha önceki yıllarda Comiket’te kullandığını görmemiştik.

Aslında meydana gelmeden önce, bu sene bir farklılık daha dikkatimizi çekmişti. Tren istasyonundan çıkınca hemen sağ tarafta Sunkus adlı bir market var. Sunkus tüm Japonya’da 6000′den fazla şubesi olan ve normalde sadece yüyecek, içecek, gazete, dergi filan satan sıradan bir market zinciri. Ama Comiket’ten herhalde onlar da pay çıkarmak istemişler ki  marketin önüne tezgah açıp figür, afiş gibi anime manga eşyaları satmaya başlamışlar.

Sattıkları şeyler hemen her anime dükkanında bulunan sıradan anime manga eşyaları. Ama birşey dikkatimizi çekti. Tezgahın bir köşesinde sosis pişirip satıyorlar. Sosis tezgahında ise bir resim var.

Resme dikkatlice bakınca oldukça şaşırdık. Resimdeki kişi özellikle son birkaç senede İnternet’te fenomen haline gelmiş olan Abe-san. Kendisi Kuso Miso Technique adlı ünlü Yaoi mangasının başkahramanı. Mangada mavi renki tamirci tulumu giymesine karşın, resimde Sunkus’un kırmızı-mavi renkli resmi kıyafetiyle çizilmiş. Yani Sunkus’un bir çalışanı gibi gösterilmiş. Göğsündeki kimlik kartında ismi Abe olarak açıkca yazılmış. Ayrıca yanında şirket ismi olarak Sunkus yazması gerekirken, Sunkuso yazılarak manganın ismi olan Kuso Miso’ya gönderme yapılmış. Resimde Abe-san oldukça manalı bir şekilde sosisi tutarken “Merak etme. Ufak değil” diye açıklama yapıyor. Sosisler oldukça popülerdi. Yukarıdaki resimde, iki sosis birden alan bir bayan görünüyor.

Etkinliğin gerçekleştiği Big Sight’a girdikten sonra ilk olarak basın mensuplarının kayıt olup basın kimliklerini aldıkları yönetim odasına gidiyoruz. Daha doğrusu gitmeye çalışıyoruz. 500.000′den fazla kişinin katıldığı Comiket her zamanki gibi çok kalabalık. Bir insan selinin içinde yüzerek doğu bloğundaki yönetim odasına ulaşmaya çalışıyoruz. Comiket’in basın kayıtları Tokyo Anime Fuar’ından çok daha zor ve uğraştırıcı. Big Sight’a girdikten sonra yönetim odasına ulaşıp, prosedürleri tamamlayıp, aşağıdaki basın kartını almak neredeyse 1 saat sürüyor. Genel kurallar da oldukça sıkı ve sert. Kural gereği Comiket resimlerinde görülen tüm normal ziyaretçilerin yüzlerini mozaikledik.

Bu arada 2008′de Comiket’e basın olarak katılışımızın Comiket yönetimi tarafından Comiket tarihindeki en kayda değer basın olaylarından birisi seçildiğini öğrendik.

Bu sene de Comiket’te ilk olarak önceliği Japonya’daki Türkiye yansımalarına ayırdık. Buradaki 75. Comiket ve Türkiye yazısında tanıtmış olduğumuz, Türkiye üzerine eser vermiş Japonların hepsiyle tekrar karşılaşıp sohbet ettik. Onlar da sitemize girip 75. Comiket ve Türkiye yazısını okumuşlar. Bu seneki yazıyı da okuyacaklarını, merakla beklediklerini söylediler.

Bu sene, Türkiye hakkında eser yayınlayan 3 grupla daha tanıştık.  İlki aşağıdaki Cinema Journal adlı derginin standı. Senede 3 defa çıkmakta olan dergi 1987 yılından beri yayınlanmakta. Derginin özelliği tüm yazarlarının bayan olması. Standdaki bayanlar da  Türk sinemasıyla yakında ilgilenip Türk filmlerini izliyorlarmış. Dünya sineması üzerine geniş bir içeriğe sahip olan dergide zaman zaman Türk filmleri hakkında eleştiri ve röportajlar yayınlanmakta. Sağdaki bayan birçok defa Türkiye’ye gitmiş ve biraz Türkçe biliyor. Tokyo’daki Japonya-Türkiye Cemiyeti‘nin üyesi.  Ayrıca her ikisi de Japonya’daki festivallerde gösterilen Türk filmlerini kaçırmıyorlar. Geçen sene Osaka’da düzenlenen  Uluslararası Film Festival’inde Fatih Akın’ın bir filmi gösterilmiş ve Fatih Akın’la da canlı bir söyleşi düzenlenmişti. O gün söyleşiye katılıp Fatih Akın’la tanışmışlar. (Bu arada, o söyleşiye ben de gidecektim ama bir toplantı yüzünden katılamamıştım.) Ayrıca 11′e 10 Kala adlı Türk filminin yönetmeni Pelin Esmer ile bir söyleşi yapıp dergilerinde yayınlamışlar. Kemal Sunal’ın son filmi olan Propaganda gibi Türk filmleri hakkında biraz sohbet ettik. Comiket bittikten sonra dergilerinin blogunda Comiket’te bizimle olan karşılaşmalarını anlatmışlar.

Aşağıdaki doujinshi çizeri de bir çok defa Türkiye’ye gitmiş ve anılarını bir doujinshi haline getirmiş (masasında tam ortadaki pembe kitap). Özellikle Türkiye’nin doğusunu çok beğenmiş. Shonenjump’ın yayıncısı Shueisha tarafından 5 – 17 Ekim 2010 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenmiş olan Manga’yı Keşfet! sergisini haberini Japonya basınından takip etmiş.

Aşağıdaki doujinshi çizeri de sayısız defa Türkiye’ye gitmiş. Trabzon, Van gibi Türkiye’nin doğusunda birçok şehri dolaşmış. 2 sene önce İstanbul Tömer’de Türkçe kursuna gitmiş. Türkiye’deki manga piyasası, Shueisha’nın Manga’yı Keşfet! sergisi ve Türkiye’nin ilk anime-manga dergisi olan MangAnime’nin başına gelenler hakkında uzunca bir sohbetimiz oldu. Resminin görünmesini istemediği için sadece masasının resmini çektik. Sağ alt köşede Türkiye doujinshi’si görünüyor. Soldan ikinci kitapta da Türk yemekleri tanıtılmış.

Türkiye üzerine eserleri inceledikten sonra Comiket’teki diğer masaları gezmeye başladık. Comiket’te en popüler yerlerden birisi, anime ve mangalarda gerçek mekanları bulup tanıtan eserlerin satıldığı bölüm. Aşağıda True Tears, Onegai Twins gibi animelerdeki gerçek mekanları tanıtan kitapların bulunduğu bir stand var. Kitapları yazarı olan resimdeki kişi aslen Hong Kong’da yaşayan bir Çinli. Japoncası çok iyi olmadığından İngilizce konuşmayı tercih ediyor. Sadece kısa bir süreliğine değişim öğrencisi olarak Japonya’da yaşamış ve bu süre zarfında ilgilendiği animelerin mekanlarını arabayla dolaşıp, resimleyip çok sayıda kitap yazmış. Kitapların tümü renkli basılmış. Animelerdeki sahneler ve gercek hayattaki resimler çok başarılı bir şekilde karşılaştırılıp sunulmuş. Ayrıca kitaplardaki tüm yazılar Japonca ve Çince çevirileriyle yazılmış. Yani bu haliyle hem Japonya hem de Çin’de satabilir.

Haruhi’de geçen mekanları tanıtan bir kitap standı.

Gezi bölümündeki standlar arasında anime ve mangayla alakasız olanlar da var. Aşağıda Yuukari adlı gayri-resmi bir limited şirketin standı var. Gayri-resmi şirketin gayri-resmi çalışanları Japonya’yı gezip gezi notlarını kitaplaştırmakta.

Comiket’te diğer bir popüler yer ise üniversitelerin anime ve manga kulüplerinin bulunduğu bölüm. Japonya’da neredeyse hemen her üniversitede anime ve manga üzerine bir veya birden fazla öğrenci kulübü var. Bunlardan en eskilerinden birisi de yaklaşık 30 yıldır faaliyet gösteren Osaka Üniversitesi Anime Kulübü. Kulübün standını aşağıda görebilirsiniz. Standa gidip biraz sohbet edince oldukça şaşırdım, çünkü soldaki arkadaşla yaklaşık 4 sene evvel Osaka’da tanışmışız. Ben ilk görüşte hatırlayamadım ama o beni hatırladı.

Japonya’daki üniversite anime kulüpleri, diğer ülkelerdeki anime kulüplerinin aksine sadece anime gösterimleri veya parti düzenlemekle kalmıyorlar. Her sene üyeler o sene izlemiş oldukları animeler hakkında inceleme/eleştiri/tanıtım yazıları yazıyorlar. Sonra da senede bir veya iki defa bu yazıları toplayıp kitap halinde basıp Comiket gibi etkinliklerde satıyorlar. Yani izlemekle kalmıyor, kendileri de bir şeyler üretip paylaşıyorlar. Osaka Üniversitesi Anime Kulübü 1983 yılından bu yana Filament adlı bir derginin her sene düzenli olarak 1 veya 2 defa yeni sayısını basmakta. Aşağıdaki resimde, son yıllarda çıkardıkları dergiler görünüyor. Dergiler genelde 100 ila 150 sayfa arasında değişiyor. Bu sene 34. cildi yayınlamışlar.

Türkiye’nin ilk anime-manga temelli resmi üniversite kulübü, uzun çalışmalar ve büyük emekler sonucu Ekim 2002′de Bilkent Üniversitesi Öğrenci Konseyi’nin onayıyla  (Türkçe olmayan kelimelerin kulüp adlarında kullanılmasına o yıllarda izin verilmediği için) Animasyon ve Çizgi Roman Kulübü adı altında Bilkent’te kurulmuştu. Buradan kulübün geçmişi görebilirsiniz. 8 yıl boyunca Bilkent Üniversitesi’nde faaliyetlerine devam etmiş olan kulüp, duyduğumuza göre kulübün son başkanının kulubü Kore, Çin vs. tabanlı genel bir doğu asya kulübüne çevirmek için vermiş olduğu bir dilekçeyle 2010 sonunda resmi olarak kapandı ve Bilkent Üniversitesi Öğrenci Konseyi’nden kaydı silindi. Belki ileride yine Bilkent’e anime ve manga ile gerçekten ilgilenen öğrenciler gelir ve kulübü yine kurarlar.

El emeğiyle hazırlanmış anime manga eşyalarının satıldığı standlar da oldukça ilgi çekmekte.

Aşağıdaki gibi 3 boyutlu kağıt figürleri kendi elinizle yapmak istermisiniz? Tek yapmanız geren figürlerin altında görülen cd’yi satın alıp cd’de kayıtlı olan resmi bir yazıcıdan basmak. Çıktısını aldığınız resimleri işaretli yerlerden kesip yapıştırınca aşağıdaki gibi figürler ortaya çıkıyor.

Her sene olduğu gibi bu sene de Comiket’te diğer ülkelerdeki manga ve doujinshi faaliyetlerini tanıtan bir uluslararası stand vardı.

Bu seneki standın konusu 10 yıldır her sene Ekim ayında Amerika’da düzenlenen Yaoi-con.

Duvarlarda Yaoi-con’dan örnek resimler vardı.

Her ne kadar Tokyo Anime Fuarı kadar büyük olmasa da Comiket’te de şirketler için ayrılmış bir bölüm var. Comiket’te katılan şirketler genelde manga ve oyun şirketleri. Şirket standlarındaki mankenler de oldukça dikkat çekici. Şirket standları ve mankenlerin büyük bir kısmı, basın kartı taşıyanlar dışındakilerin resim çekmesine izin vermiyor. Basın kartımız olduğu için çok rahat resim çekebildik.

En çok ilgi çeken ürünlerden birisi Comipo adlı bir manga çizim programı. Bu program sayesinde çizim yeteneğiniz olmassa bile çok kolay bir şekilde kendi manganızı hazırlayabiliyorsunuz. İçinde çok sayıda karakter ve mekan hazır olarak geliyor. 3 boyutlu modellenmiş karakterleri istediğiniz şekle sokup yerleştirebiliyorsunuz. Eğer çizim yeteneğiniz varsa, kendi karakter ve mekanlarınızı girebiliyorsunuz. Şirketin resmi sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

Bazı standlar (ellerindeki tüm malları kısa sürede sattıkları için olsa gerek) biz gittiğimizde kapanmıştı.

Geçtiğimiz sene Japonya’da en çok satanlar listesine girip büyük yankı uyandırmış olan 30sai no Hoken Taiiku adlı kitabın standı. Yaklaşık olarak anlamı “30 Yaşında Sağlık ve Beden Eğitimi”. Kitap, ömrü boyunca sevgilisi olmamış otaku ve hikikomori’lere, vücut temizliklerini nasıl yapacakları, nasıl sevgili bulacakları, nasıl sevişecekleri gibi konularda yol gösteriyor. Yakında animesi de geliyormuş.

Bushi Road şirket standı.

Comiket’te şirket standları arasında en çok dikkat çekenlerden birisi, hedef kitlesi bayanlar olan Swallowtail adlı Butler Cafe idi. Cafe’nin garsonları bir opera grubu kurup ilk albümlerinin cd’sini piyasaya sürmüşler. Opera grubunun üç üyesi, Swallowtail standının önünde bize poz verdi. Genelde maid ve butler cafe’lerinin çalışanları basına bile resim çekme izni vermezler. Ama standdaki şirket sorumlusu bayanla (sol tarafta standın arkasında görünüyor) görüşüp resim için özel izin verdiler. Biz onların resmini çekerken, şirket sorumlusu da elinde görünen video kamerayla bizi çekti. Resim çektiğimizi gören ama kendileri resim için izin alamayan bayan ziyaretçiler bir anda etrafımızı sarıp, basın kartımıza gözlerini dikip, kim olduğumuzu anlamaya çalıştılar. Bu arada “yabancı bir TV kanalı galiba” gibi aralarında fısıldaştıklarını duyduk.

Gelelim Comiket’teki son ve en renkli kısma. Her zaman olduğu gibi Comiket’te cosplay için özel bir alan vardı. Aralık soğuğuna rağmen cosplayer’lar hiç şikayet etmeden poz verdiler. Aralarında dikkatimizi çeken birkaçını aşağıda görebilirsiniz.

Toplu çekim.

Özellikle seksi cosplayer’lar çok büyük ilgi çekmekte. Aşağıda birini ve onu çekmeye çalışan kameramanları görebilirsiniz. Bu tür cosplay’ler ciddi izdihama neden olmakta. Bu nedenle comiket’te yeni bir kural uygulanmaya başlanmış. Comiket görevlileri sürekli cosplay alanında dolaşıp, bu tür izdiham olan bir yer gördüklerinde hemen müdahale ediyorlar. İzdiham nedeniyle burada geri sayım kuralını uygulayacaklarını söyleyip herkesin duyacağı şekilde, kalabalığın miktarına göre ondan veya üçten sıfıra doğru geri saymaya başlıyorlar. Sıfır dediğinde, kural gereği cosplayer’ın poz vermeyi kesip oradan ayrılması ve kameramanların dağılmaları gerekiyor. Geri sayım uygulanan cosplayer bir süreliğine poz vermeden beklemek zorunda. Bir çok defa kuralın uygulanışına şahit olduk. Ne kadar muhteşem bir poz olursa olsun, her seferinde cosplayer’lar ve kameramanlar sıfır kelimesini duydukları anda hiç itiraz etmeden, hızlıca ve sessizce dağıldılar. Türkiye’de olsa itiraz edenler, yerinden ayrılmayanlar, söylenenler filan olurdu sanırım.

Böylece 79. Comiket’in de sonuna geldik. Bu seneki Comiket’te Türkiye ile ilgili yeni kitap ve mangalar görmek bizi sevindirdi. Umarız bu şekilde artmaya devam eder.

Tüm resimler 30-31 Aralık 2010 tarihleri arasında Alpin tarafından Tokyo’da çekilmiştir.


11 Yorum »

  1. harika bir yazı olmuş. Bizide bu olaya ortak ettiğiniz için çok teşekkürler.

    Yorum yazan: oguzkaan — 27 Ocak 2011 @ 18:21

  2. Son fotoğrafta gerçekten gülme krizine girdim.Japonlar harbiden bu kadar abazan mıdır ya?Bu arada 10 saniye kuralı güzelmiş.Ama Türkiye’de o kalabalığı dağıtmaları için geri sayım yetmez, copu çıkarmak gerekir.Tanıtım yazısı ve fotoğraflar için görevli ekibe teşekkürler.

    Yorum yazan: flameeagle — 27 Ocak 2011 @ 21:42

  3. Cosplayleri olsun, anime-manga ürünleri olsun bu Comiketler çok güzel ve eğlenceli geçiyor herhalde.. Türkiye de daha adam gibi anime-çizgi film ayrımı yapılamadığını düşünürsek :) bizim ülkemizde böyle etkinliklerin bu kadar rağbet göreceği zamanlara benim ömrüm yetmeyecek o kesin :)

    Yorum yazan: saykomatrixx — 28 Ocak 2011 @ 18:19

  4. Yazı için çok teşekkürler. Kafaya koydum , en azından bir kerede olsa bende japonyada bu etkinliğe katılacağım.

    Yorum yazan: kenanozeren — 31 Ocak 2011 @ 17:20

  5. Alpin ve sevgili japon editörümüz Naomi’ye katkılarından ve çektikleri onca zorluğa rağmen bizlere bu yazıyı ve resimleri hazırladıkları için ÇOOK teşekkür ediyorum.
    Gidememiş olsak ta bu yazılar ve resimler sayesinde, hayal kurmak ve ordaymışcasına düşlemek bir nebze olsun katılamamışlığın verdiği üzüntüyü gideriyor. Arigatô gozaimashta ;)

    Yorum yazan: valkryei — 3 Şubat 2011 @ 15:12

  6. Yazı için çok teşekkürler.Harika bir yazı olmuş.

    Yorum yazan: AlperenL — 4 Şubat 2011 @ 0:09

  7. Son fotoğraf çok orjinal bu japonyada normal mi :D

    Yorum yazan: manlyyy — 4 Şubat 2011 @ 22:53

  8. Öncelikle ellerineze sağlık :D çok guzel bir yazı olmuş. Japonya ya ve animelere bayılıyorum. Umarım gitmek birgun bizede nasip olur. Sitenize hayranım. Yaptıgınız çalışmalar sahane :) :D Herşey için teşşekkurler
    Bu arada cosplay lere bayıldım xD :D

    One piece 4ever xD :D

    Yorum yazan: anime-tor — 3 Nisan 2011 @ 18:24

  9. şahane :)

    Yorum yazan: pirlanta — 21 Haziran 2011 @ 17:30

  10. Çok merak ediyorum neden bazı yüzler buzlanmış özellikle ?

    Yorum yazan: double1287 — 4 Kasım 2011 @ 23:31

  11. Comiket kurallari geregi ziyaretcilerin yuzlerini yayinlamak yasak.

    Yorum yazan: Alpin — 5 Kasım 2011 @ 18:43

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri.

Yorum yapın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.




Powered by WordPress