Anime Manga Türkiye BLOG

2 Mayıs 2010

İstanbul’daki Workshop’tan Kareler ve Hajime Kamegaki’yle Sohbet

Yaklaşık 2 ay önce yayınlamamız gereken ama sürekli yoğun bir “gerçek hayat” engeline takılan ufak sohbetimizi sizlerle geç de olsa paylaşabiliyoruz. Aslında son bir kaç günü bu yazının, bu saatten sonra yayınlanıp yayınlanmaması hakkında düşünerek geçirdik ancak ortada hazırlanmış bir yazı ve resimler dururken paylaşmamak doğru olmazdı.

Çoğunuzun bildiği gibi 2010 Türkiye’de Japonya Yılı etkinlikleri kapsamında 27 Şubat’ta İstanbul’da, 1 Mart’ta İzmir’de, 2 Mart’ta Eskişehir’de ve 4 Mart’ta Ankara’da Hajime KAMEGAKI, Japon Animasyonu Semineri ve Gösterisi düzenlendi.

İzmir etkinliğine katılan arkadaşlarımızın cosplay yaptıkları birbirinden güzel karelere buradan ulaşabilirsiniz.

Bu yazıda okuyacağınız sohbetimiz ise İstanbul’da Hajime Kamegaki’yle yapılan workshop esnasındaki tüm konuşmalardan ve soru-cevaplardan alıntılanmıştır. Workshop; animasyon seminerinin yapıldığı günün sabahı, 11 arkadaşımızla birlikte Pera Müzesi’ndeki Eğitim Salonu’nda düzenlenmişti.

- Yönetmen olmadan önce, ilk olarak ne yaparak animasyon sektöründe çalışmaya başladınız?
- İlk olarak clean-up (çizgileri temizleme) gibi işlerle başladım. Bunları daha sonra storyboard ve sonunda bölüm yönetmenliği takip etti.
O zamanlar bizim için en önemli şey bölüm açılış ve kapanışlarında adımızı yazdırabilmekti. Özellikle ailem bana çok destek oldu. İlk kez adım bitiş yazılarında çıkacağı zaman yarım saat öncesinden heyecanla ekran başına geçerlerdi. Daha sonra buna fazlasıyla alıştılar ve izlemekten sıkıldılar (güler)

- Animasyon kadroları nasıldır, kaç kişi çalışır?
- Aslında bir serinin yapımında yaklaşık 10 kişi kadar görev alır ve inanın bunların çoğu da çok iyi çizerler değildir. Aralarından bir kaç tanesi gerçekten yeteneklidir ama hiç çizim yeteneği olmayan animatörler de vardır.
(Çizimler hakkında konuşurken de benzer bir konu geçmişti, bazı çizerlerin karakterlerin yüzlerini çizerken iki gözü birbirine benzetemediği için tek gözü saçla kapatmasının aslında çizemediğinin bir göstergesi olduğunun düşünüldüğünü söylemişti)

- Çizim yeteneği olmayan animasyoncular nasıl çalışabiliyor?
- Nasıl olsa görevleri alttaki kağıdı (sahneyi) kopyalamak olduğu için çok zor değil. Daha iyi olan bazı çizerler ise kopyalamaları için önlerine gelen kendilerinden önce yapılmış kareleri beğenmeyerek bazen üşenmeden baştan çizerler. (güler)

(Kağıda bir uçak resmi çizmeye başlar)
- Mecha tarzı animelerde kullanılan kadrolar farklı mıdır peki? Daha detaylı görünüyorlar çünkü.
- Yo, onlarda da aşağı yukarı benzer bir kadro kullanılır; çok büyük bir fark yoktur.
(Uçak çizimi sırasında kendisine ve günümüzde bu sektörde önemli yerlere gelmiş daha birçok kişiye çizim ve animasyonu öğreten ustasından bahsetmişti ancak adını hiç birimiz tam olarak hatırlayamadık maalesef. Birkaç yıl önce vefat ettiğinde büyük ses getirmişti hatta…)

- Mangakaların (manga çizeri) yapımları animeye uyarlanırken ne kadar söz hakkı olur? Örneğin ekstra bölümlerde onlara danışılır mı?
- Çoğunun hemen hemen hiç söz hakkı olmuyor maalesef. Ama bazıları da birebir yapılan herşeyle ilgileniyor ve beğenmezse yapılan tüm çalışma çöpe gidebiliyor. Bazen de çok ufak şeylere takılabiliyorlar. Mesela bir karakterin “Hai!” (evet) dediği bir karedeki sözünün “Un!” (evet demenin bir başka yolu) diye değiştirilmesini isteyenler olabiliyor. Ya da duyduğuma göre CLAMP, çizimleri beğenmediği zaman ekibe kızıyormuş ve her şeyin baştan yapılmasını istiyormuş.

- Örneğin bizim ülkemizde animasyon konusunda çok büyük çalışmalar yapılacak bir sektör şu anda yok. Dışarıdan gelen birinin Japonya’da animasyon sektöründe iş bulabilmesi mümkün müdür, nasıl olur?
- Her şeyden önce ve en önemlisi dile çok iyi hakim olunması gerekir. Özellikle bir işte çalışmak istiyorsanız o ülkenin dilini de çok iyi konuşabilmelisiniz. Öte yandan kendi ülkenizde animasyonu geliştirmeye çalışmanız, hem şansınızı arttıracaktır hem de daha yararlı olacaktır çünkü orada çok zor bir sektör var. Eğer gerçekten başarılı olursanız, gelişen teknoloji ve internet sayesinde Japonya’da yayınlanan bir yapım üzerinde uzaktan da çalışabilirsiniz.

- Bir bölümün seslendirmesi ne kadar sürede yapılır?
- Yaklaşık 4 saat kadar sürer.

- Seslendirme sanatçıları (seiyuu) nasıl çalışır? Önlerinde bölümün videosuyla mı?
- Aslında çoğu zaman ellerinde sahnelerin storyboard’larıyla çalışırlar, bölümü görme fırsatları bile olmaz. Çoğunun saatleri de birbirine uymaz ve tek tek sesler alınır. Hatta bazı seslendirme sanatçıları seslendirdikleri karakteri dahi görmez.

- Peki seslendirme sanatçıları nasıl seçilir, belli bir seviyeye mi bakılır? Seviyelere göre ortalama maaşları nasıldır?
- A, B ve C dediğimiz seviyeler vardır. A’nın da üstündeki büyük sanatçılardan NO RANK olarak bahsedilir. Bu seviyedeki seslendirme sanatçıları en yüksek maaşları alırlar. C seviyesindeki bir seiyuu, haftada 1 şovdan yaklaşık 5000 yen kadar alır (yaklaşık 85 TL). Seviyesi arttıkça maaşı da 4-5 kat daha artar. Elbette haftada 1 şovdan daha fazlasında seslendirme yapabilirler. Genelde yaşı ilerlemiş olanlar en yüksek seviyede olurlar ve gençler onlara yardım etmek için B ve C’dedir.

(Kağıda bir şeyler karalarken bir de şehir efsanesinden bahsetti: Ses sanatçılarının bir tanesinin dairesinin karşısındaki apartmanın tepesine çadır kurup onu gözleyen biri varmış. Popüler seiyuuların başına gelen aşırı hayranlık gösterilerinin sık sık haberlere konu olduğunu bildiğimizden bunun bir efsaneden çok gerçek olduğunu düşünsek yeridir)

(Sıradaki soruyu hangimiz, ne ara, hangi cesaretle ya da ne şekilde sorduk hatırlamıyoruz ancak sonrasında çok eğlendik. Konu animatörlerin kazançlarının aslında sanılandan çok daha az olduğuyla ilgiliydi ve bir şekilde buraya geldi)
- Peki ya yönetmenlerin kazançları nasıl? Örneğin siz ne kadar kazanıyorsunuz?
- BMW kullanacak kadar? (güler : )

Bir de yan bilgi olarak Kamegaki-san, hepimize sevdiğimiz anime-mangaları sorduğunda kendisinin de en sevdiği serilerden birinin One Piece olduğunu belirtti. Animasyon seminerinde ise en sevdiği karakterin Evangelion‘un ünlü karakteri Ayanami Rei olduğunu söyledi.

Workshop’tan sonra hepimiz Kamegaki-san’ın bizlere çizimle ilgili bilgiler verirken ya da sadece konuştuğu sırada bir şeyler çiziktirdiği kağıtları aramızda dağıttık. Çöpe gitmelerindense biz saklarız en azından dedik. Bu kağıtları da scan etmeyi de çok istedik ama hepimizde scanner bulunmuyor maalesef ve bir kağıdın fotoğrafını çekip yayınlamak çok kirli bir görüntü oluyor : )

Buradan sonra etkinliğe katılan arkadaşlardan geriye kalanlar, workshop’un düzenlenmesinde çok emekleri geçen görevliler ve Kamegaki-san ile birlikte ufak bir öğlen yemeği yedikten sonra dağıldık. Sonrasında akşamüstü animasyon seminerinde tekrar bir araya geldik.

Dipnot: O en tepedeki resimde ne olmuştu da biz kahkaha krizindeydik bilmiyorum ama resimdeki arkadaşımın “sjgfasdhkwe bu ne?!” yorumu, duygularımızı yeterince dile getiriyor…

7 Yorum »

  1. Güzel bir atmosfer olmuş, yazı içinde ayrıca teşekkür edrim.

    Yorum yapan valkryei — 2 Mayıs 2010 @ 20:42

  2. elinize saglik super olmus :)

    Yorum yapan FallenOne — 2 Mayıs 2010 @ 21:49

  3. Okuduğunuz için ben teşekkür ederim. İlerideki etkinliklerde görüşmek üzere.

    Yorum yapan Shana — 2 Mayıs 2010 @ 22:15

  4. Çok çok güzel ya umarım bu gibi etkinlikler katlanarak devam eder :)

    Yorum yapan asakura — 2 Mayıs 2010 @ 22:30

  5. Gerçekten çok keyifli bir yazı olmuş, gayette sıcak geçmiş etkinlik belli, çok teşekkürler bu kadar içten paylaştığınız için.
    Ayrıca o scanleri de isteriz.^^

    Yorum yapan Lady Lazarus — 3 Mayıs 2010 @ 10:06

  6. Bilgilendirici olmuş oldukça. Seiyuu ve mangakalar hakında bilmediğim bilgiler öğrendim. Elinize sağlık…

    Ayanami REi Rulezz :D

    Yorum yapan saykomatrixx — 4 Mayıs 2010 @ 3:24

  7. Çok güzel bir sohbet olmuş. Aydınlatıcı bilgiler de var. Teşekkürler.

    Yorum yapan mertvontrier — 11 Mayıs 2010 @ 22:32

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. Geri İzleme URL'si.

Yorum yapın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

WordPress'in desteğiyle.