Akihabara Katliamı ve Miyazaki’nin İdamının Ardından
Japonya’yı dehşete düşüren Akihabara katliamının üzerinden 1 ay geçmiş olmasına rağmen Japonya’da yankıları halen devam etmekte. Japon radyo, televizyon ve gazetelerinde halen olayla ilgili haberler yayınlanmakta. Biz de Akihabara’ya gidip katliamın gerçekleştiği yeri görüntüledik ve bir inceleme yaptık.
Olayın haberi Türkiye’deki gazete ve televizyonlarda da boy boy yayınlandığından Türkiye’de de yeterince duyulmuştur ama yine de ufak bir özet geçelim. Geçtiğimiz ay Tomohiro Kato adlı bir adam kiraladığı kamyonetle Akihabara’ya giderek tam bir katliam yaptı. Akihabara aşırı derecede kalabalık olduğundan pazar günleri anacaddesi araç trafiğine kapatılıyor ve tamamen yayalara açılıyor. Olayın gerçekleştiği gün de cadde araçlara kapalıydı. Ama Tomohiro işaretlere aldırmadan kamyonetiyle son sürat anacaddeye girip yayalara daldı ve ilk aşamada 3 kişiyi kamyonetle çarparak öldürdü. Ardından kamyonetten inip önüne gelen herkesi bıçakladı. Ortalık kan gölü haline geldi. Herkes panik içinde kaçışıp canını kurtarmaya çalıştı. Neyseki yakınlardaki bir polis silah doğrulatarak adamı durdurdu. Sonuç 7 ölü 10 yaralı… Şimdi bu olayın bizi ilgilendiren iki noktası var. İlki en önemli anime manga merkezlerinden Akihabara’da gerçekleşmiş olması, ikincisi ise medyanın daha en başından Tomohiro’yu manga otakusu katil diye lanse etmeye başlaması. Maalesef Japonya’da anime ve manga otakularının çok iyi olmayan imajı bu olay yüzünden çok daha kötüleşti. Ayrıca Japon hükümetinin bu olay nedeniyle geçmiş benzer olaylarda da olduğu gibi halkı yatıştırmak için anime ve manga endüstrisine darbe vurabilecek kanunlar çıkarma olasılığı yüksek. Hükümetin ilk yaptığı da zaten Otaku Katil olarak anılan ve yaklaşık 20 senedir hapiste bulunan Tsutomu Miyazaki’yi apar topar idam etmek oldu.
Yukarıdaki siyah beyaz resimde oldukça saf görülen Miyazaki aslında kelimenin tam anlamıyla bir psikopat. 1988-89 yılları arasında yaşları 4 ila 7 arasında değişen 4 kızı vahşice öldürdü. Kızların kanlarını içip, tecavüz edip, cesetlerini yedi. Kestiği kol ve bacakları dolabında sakladı. Kızların arta kalan vücut parçalarını da kızların ailelerine postayla gönderdi.
Miyazaki yakalandığında odasında 5,763 video kaset bulundu. Çoğu korku ve sex filmleriydi. Yukarıda odasının bir resmi var. Odasında ayrıca anime ve mangalar da bulununca, Japon medyası için sansasyonel bir haber fırsatı doğdu. Medya Miyazaki’ye Otaku Katil lakabını taktı. Suçu anime ve mangalara yükledi. Daha doğrusu günah keçisi ilan etti. Japon halkı zaten bu vahşet yüzünden şok halindeydi. Medyanın yönlendirmesiyle halk tüm otakuları Miyazaki gibi potansiyel psikopat katil olarak görmeye başladı. Hükümet ve sivil toplum örgütleri mangalara ve doujinshilere karşı sansür uygulamaya başladı. Ama olayın anime ve manga’ya karşı aslında medyanın bir oyunu olduğu zamanla belli oldu. Miyazaki’nin odasının resimlerini çeken bir gazetecinin aslen Miyazaki’ye ait olmayan bazı dergileri Miyazaki’nin odasına yerleştirerek resimlerini çekip yayınladığı ortaya çıktı. Ayrıca Miyazaki’nin geçmişi araştılınca asıl nedenle belli oldu. Miyazaki prematüre doğduğu için bedensel olarak ciddi şekilde sakattı. Bu nedenle hayatı boyunca dalga geçilip aşağılanmıştı. Ailesi de kendisiyle ilgilenmemişti. Bu yüzden de insanlarla iletişim kuramamış, gün ve gün delirmişti. Psikologlar Miyazaki’nin aşırı derecede şizofreni hastası olduğunu açıkladılar. Ona yakınlık gösteren tek kişi olan büyükbabasının ölümünün ardından da tamamen yalnız kalmıştı. Büyükbabasının ölümünden 3 ay sonra da cinayet işlemeye başladı. Gerçek hatta insanlarla iletişim kuramaması sonucu hayal dünyasında yaşadığından ve başka zaman harcayacak birşeyi olmadığından anime, manga, film, fotoğrafçılık gibi tek başına yapabileceği hobileriyle vakit geçiriyordu. Yani hobilerine yoğunlaşması bir sebep değil, işlediği cinayetler gibi yaşadıklarının bir sonucuydu.
Miyazaki’nin otaku olarak adlandırılarak kendilerine karşı bir topyekün bir hareket başlatılması üzerine “gerçek” otakular da tepkilerini dile getirip örgütlenmeye başladılar. Söylemleri şuydu: “Miyazaki bir otaku değildir. Otakuların geniş bir hayal ve fantezi dünyası vardır. Ama gerçek bir otaku ile Miyazaki’yi ayırt eden şey, otakular hayallerini hayal dünyasında bırakır. Başkalarına dokunmaz. Miyazaki ise başkaları hakkındaki fantezilerini gerçeğe dönüştürüyor, arabasıyla yola çıkıp, küçük kızları avlayıp vahşice öldürüyordu.” Akihabara katliamında da olayların gelişimi ve medyada yansıtılması Miyazaki ile neredeyse aynı şekilde oldu. Tomohiro da Miyazaki gibi ciddi kişilik ve iletişim sorunları olan biri. Olayların ardından da medya anime mangaları suçlamak için sürekli kanıt aradı. Bu, yabancı medyaya bile yansıdı, tüm dünyada çizgiroman sever Japon katliam yaptı diye haberler çıktı. Halbuki onun katliamı da kişisel sorunlarının bir sonucuydu. Ama medyanın provakasyonu yine etkisini gösterdi. Katliamın hemen ardından halkı yatıştırmak için adalet bakanının emriyle 20 yıldır hapiste bekleyen Miyazaki apar topar asılarak idam edildi. Tomohiro’nun sonu da büyük ihtimalle asılarak idam olacak.
Katliam, önemli bir turizm merkezi olan Akihabara’yı maalesef çok kötü etkiledi. Daha önce anacaddesi pazar günleri araç trafiğine kapatılıyor ve tamamen yayalara açılıyordu. Artık pazar günleri cadde araç trafiğine kapatılmıyor. Yayalar kaldırımda gitmek zorunda. Pazar günleri yapılan sokak şovları da kaldırımdaki alan yetersiz olduğundan iptal edilmiş durumda. Yolun ne zaman yayalara açılacağı halen bilinmiyor. Zaten gittiğimizde de zaten Akihabara’nın eski haftasonu kalabalığından eser yoktu. Hemen her köşe başında birer polis arabası bekliyordu. İki tanesinin resmini çektik. Aşağıda görebilirsiniz.
Aşağıda katliamın olduğu kavşağı görüntüledik. Yol araç trafiğine kapalı iken kamyonetiyle bu kavşağa daldı. Ölenlerin çoğu bu kavşağın tam ortasında can verdi.
Kavşağın hemen köşesinde asılı bu yazı dikkatimizi çekti. Polis tarafından asılmış olan bu yazıda, katliama tanık olmuş olan görgü şahitlerinin belirtilen polis istasyonuna başvurması isteniyor.
Katliamın olduğu kavşağın paralelindeki yan sokak. Söylenenlere göre bir kişi bıçaklandıktan sonra buraya kaçıp son nefesini vermiş.
Katliamdan 1 ay sonra Japon televizyonlarında yayınlanan haberlerde, kurumuş kan lekelerinin ana caddedeki kaldırımda halen durduğu gösteriliyordu… Bunlar yaşanan katliamın boyutunu anlatmaya yeter sanırım.
Sonuç olarak Akihabara ve medyanın taraflı haberleriyle anime, manga ve oyun dünyası bu olaydan çok büyük bir yara almış görünüyor. Olayın etkilerinin daha ne kadar süreceğini zaman gösterecek.








BU inanılmaz…gerçekten şok oldum
Yorum yapan SaILoRSuN — 19 Temmuz 2008 @ 0:47
İşte biz aciz insanların yapmış olduğu bir hata daha. Piskoloik sorunları olan biri katliam yapıyor, suçlusu da anime ve mangalar ilan ediliyor. Sanki bunu animeler ve mangalar O şahsın kafasına silah dayayıp yaptırdılar. Söyleyecek pek birşeyim yok yazı yeterince açık olmuş zaten, ölenlere Allah rahmet etsin ve camiamıza da geçmiş olsun…
Yorum yapan valkryei — 19 Temmuz 2008 @ 23:07
Hatırlarsanız bir kaç sene önce de bilgisayar oyunları ve FRP tarzı oyunlar oynayan birilerinin yaptıkları nedeniyle de benzeri bir kargaşa yaşanmıştı. Boş vakitlerini oyun oynayarak geçiren çocuklara ileride suçlu ya da katil olma ihtimalleri varmış gibi bir gözle bakılıyordu ve aileler çocukları için endişeleniyorlardı. Birilerinden bahsederken “o çocuk bilgisayar oyunları oynuyor zaten” dendiğini duyduğumu bile hatırlarım. Üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala bir takım yerlerde oyun kulüpleri etkinliklerinde FRP’yi resmi olarak gösteremiyorlar.
Japonya’da yaşanan bu olayı da buna çok yakın gördüğümü söylemeliyim. Akihabara katliamı haberlerini yayınlandığı gibi bir kaç yerden birden takip etmekteydim ve sonunun böyle olmasından benim gibi endişelenen arkadaşlar vardı.
Otaku’nun neredeyse bir kültür olarak kabul görmeye başladığı şu zamanlarda böylesine talihsiz bir olay bütün dengeleri alt üst etti. Sadece otakuları konu alan ve onların maruz kaldıkları durumları anlatan komedi ağırlıklı ama kenardan da ince ince aslında yaşananlara detay veren çeşitli light-novel, anime ve mangaları geçtim; anime dünyasıyla ilgilenen kimi popüler sanatçılar “Otaku kültürünün yakın takipçisi” olarak bile adlandırılmaktaydı artık. Bunların hepsi zaten piyasayı takip edenler ve sevenlerce kabul görmüş oluşumlardı ve insanlar da zamanla kabullenmeye, belki alışmaya ya da zararsız değil aksine eğlenceli olduğunu görmeye başlamışken Akihabara gibi kültürün kalbi sayılabilecek bir yerde böyle bir olay eminim kimilerinin aklında her şeyi yeniden sıfırlamıştır.
Belki Akihabara’da her şey normale döndü ya da bir kişi yüzünden bir topluluğun suçlanamayacağını bilen bilinçli insanlar bunu topluluğa yormadılar. Hatta belki olaya üzülenler bile hayat devam ediyor deyip hiç fikir değiştirmeden yürümeyi akıl edebildi. Ama çok iyi biliyoruz ki her şey bu kadar tozpembe değil ve sırf bu yüzden kiminin aklındaki Otaku tanıtımı yeniden eskisine döndü ve kimine göre belki de yeniden başarısız bir insan ya da potansiyel bir suçlu olarak görülüyorlar.
Olay elbette çok acı ve yaşananlar çok ürkütücü. Ama bir toplumun bakış açısını kötü yönde etkilemesi de en az yaşananlar kadar acı diye düşünüyorum.
Yorum yapan Shana — 20 Temmuz 2008 @ 15:10
aslında anime ve mangalar için büyük reklam kaynağı bu. artık insanlar ilginç şeyler aradığından bu iyice dikkat çeker sanırsam. bir de bu adamın nelerin hayranı olduğu falan yazılmaya başlar, röportajlar, anime hakkındaki görüşleri falan. belki dünya çapında bi yankı yapmaz ama en azından asyada anime-manga için kaliteli bi reklam olur.
Yorum yapan arbozaliyan — 23 Temmuz 2008 @ 23:43
Arbozaliyan: Bu tip olaylar yurt dışında sanıldığının aksine ülkemizdeki gibi gelişmiyor. Bu kişilerin evinde bulunan yapımlar, bazı zihniyetlerce kişiyle özdeşleştiriliyor ve bu inan onların satışlarını da olumsuz yönde etkiliyor.
Aksi olaylar da görülmüyor değil: Seri olarak isim kullanmak istemiyorum ancak örneğin benzeri olaylardan birinde şahsın evindeki yapımların arasında geçen popüler bir anime serisi vardı. Şu anda bu olaydan hiç etkilenmemiş biçimde yoluna devam ediyor ve arada hakkındaki gelişmelerle ilgili çeşitli haberlere rastlıyorum. Yani bu yapımı kötü yönde etkilemiş değil ama olabilirdi de.
Bizim medyamızda bir takım kişiler “reklamın iyisi kötüsü olmaz” mantığıyla hareket edip çok rezil durumlardan bile pay çıkartmasını biliyor olabilir. Ama bahsettiğimiz yer Japonya, adamın anime/manga/oyun satışını körüklemesi için iyisi kötüsü diye bir reklama zaten ihtiyacı yok.
Yorum yapan Shana — 24 Temmuz 2008 @ 1:45
Ya benim anlamadığım anime manga endüstürisi japon kültürünün dünyaya anıtımında lokomotif görevindeyken japon medyasının anime mangayı korumak yerine ona saldırması. Yani anime/manga dendiğinde akla hemen Japonya gelir. Japon medyası çok büyük bir yanlış yapıyor.
Yorum yapan Funzoku_22 — 24 Temmuz 2008 @ 11:41
Haber kanımı dondurdu.ve katilin otaku olarak nitelenmesi de baya üzücü..dünya genelinde anime/manga sevenlere karşı böyle bir bakış açıcı var zaten..o yüzden çok da şaşırtmadı beni.
yanılmıyorsam hikikomori deniliyordu.japonyada odalarına kapanıp anime-manga oyun vb. şeylere kendini kaptıran bir kitle var.odalarından sene içeriisnde birkaç kere falan çıkıyorlar diye okumuştum.bu da onlardan birisidir muhtemelen.psikolojik olarak bu noktaya gelmiş birisinin yaptıklarını anime-mangaya bağlamak da saçma olur.
ama etkisiz olduğunu da söyleyemeyiz..yanılıyor muyum?
Yorum yapan Aya_namida — 29 Temmuz 2008 @ 12:10
Funzoku_22 doğru söylüyor. Şimdi ben de merak ettim. Benim de aklıma Japonya deyince anime, anime deyince Japonya geliyor. Medyanın animeye niye böyle bir garazı var anlayabilmiş değilim.
Evet insanların kişisel sorunlarına sebep olarak halka verilen cevaplar çok yanlış. Haberi okurken neler hissettiğimi anlatamam. Böyle bir psikopatlığın tamamen anime mangaya bağlı olduğu söylenemez tabii. belki hassas psikolojiler etkilenebilir ama bu kadar da abartılmamalı.
Yorum yapan mokinag — 30 Temmuz 2008 @ 18:41
Funzoku_22′ye katılıyorum. Günümüzde Japon kültürünü dünyaya tanıtma görevini üstlenmiş olan anime ve mangalara medyanın saldırması son derece mantıksız.
Haber oldukça üzücü ama bence daha da üzücü olan insanların bu kadar kolay sınıflandırma yapabilmesi. Burda resmen otakular aşağılanmış. Belli bir olgunluğa erişmiş bu insanları gerçek hayat ve hayal dünyası arasındaki farkı ayırt edemeyecek kadar salak mı sanıyorlar? Haberde de gayet güzel açıklanmış olduğu gibi bu adam psikopatın tekiymiş. Manga ve animeleri seven bir psikopat olması, otakuların şanssızlığı olmuş, o kadar.
Yorum yapan ma_i — 11 Ekim 2008 @ 18:41
inanamadım. vaycanına. bizim ülkemizde insanlar çalıp cırpmak için adam öldürürler ve doğal olarak bu ölümlerinde belirli hedefleri vardır, lakin ekonomik sıkıntıların olmaması, devlet sisteminin iyi şekilde çalışması da insanları öldürmekten alıkoyamıyor, demekki bazı insanlar gerçekten katil ve sebep bulamamak böyle sadist ölümlerin acığa cıkmasına sebep oluyor. geçen yaz aynı günlerde o cadde de bende yürüyordum.
Yorum yapan madmax — 24 Ekim 2008 @ 15:40
Cok İlginc Gercekten İnsanı Soke Eden Bir Durum :S
Yorum yapan CaMBaZz — 23 Kasım 2008 @ 1:34
adam baskılarının kurbanı olmuş bir insanda o kadar baskı ve yalnızlık bir araya toplanırsa tabii ki de bunları yapar ha bunları haklı bir şeymiş gibi göstermeye çalışmıyorum ama bu olayların az birazıda toplumun suçu …
Yorum yapan UmUtCaN — 12 Aralık 2008 @ 17:33
tam bi otaku diğilim ama bence burda açıyı çeken zavanlı günah keçisi otakular x((
Yorum yapan dark dreamer — 14 Temmuz 2009 @ 17:11